Volkan’ın Balıkçıları

Deniz, iyot kokusu, tekne, sonsuz mavilik ve sonunda taze taze balıklar…

Bu sayımızda haftanın stresini denize boşaltanlarla, Volkan İtfaiye’nin Balıkçıları ile keyifli bir röportaj gerçekleştirdik…

Volkan Ailesi’nde balıkçılıkla ilgilenen kaç kişisiniz?

Gürol Aygün: Şu an şirkette balıkçılıkla ve denizle
yakinen ilgilenen yaklaşık 20 kişiyiz. Hemen hemen
her departmandan balık avı sevdalısı arkadaşımız var.
Kalabalık olunca rekabet ortamı oluşuyor. Daha keyifli
oluyor. Mesela ben 5 kilo balık tuttuğumda, isim vermeyeyim
ama yanımdaki bazı arkadaşlarım bana kıskançlıkla
bakabiliyor. Bu aslında işin eğlenceli kısımlarından
biri… Rekabet balık tutmayı daha keyifli hale
getiriyor.

Seçkin Civil: Sık sık birlikte balığa çıkıyoruz. Geçenlerde
Çeşme’ye gittik. Sabaha karşı saat 2’de yola çıktık.
Saat sabah 4’e doğru balık yemi ve malzemeleri
satan dükkânın önünde buluşarak oradan yemlerimizi,
diğer eksiklerimizi tamamladık ve saat 4’te teknede
buluştuk. Sonra vira bismillah!

Aranızda balık tutma konusunda en iddialı kim?

Vural Kennez: Aramızda en iddialı Gürol Aygün. Biz
saatlerce boş olta atıp çekerken o 10 tane balık tutmuş
oluyor. Bu bizim sabrımızı zorluyor fakat onun tuttuğu
balıkları görünce hırslanıyoruz:) Şans çok önemli bir
faktör. Balık yakalama konusunda Gürol çok şanslı.

Gürol Aygün: Yani açıkçası ben biraz şanslıyım. Şimdi
düşünüyorum mütevazı olmaya çalışıyorum ama sanırım
ben diğer arkadaşlara göre biraz daha fazla iddialıyım.
Hem şanslı olup hem işi bilince zaten kovanızı
balıkla dolduruyorsunuz, benim genelde böyle olur:)

Peki Ege Bölgesi’nde en verimli balık avı yapılan yer neresi?

Tufan Güldiken: Kesinlikle Didim. Her çeşit balığı yakalama
şansınız var. Balık tutma işini biliyorsanız eliniz
boş dönme ihtimaliniz yok denecek kadar az. Ancak
tabii bu sabır ve şans işi, vazgeçerseniz eve balığı balık
halinden alır götürürsünüz.

Ekipte başarıdan en uzak arkadaşınız kim?

Gürol Aygün: Seçkin… Avlarımızda sülünes isminde
kabuklu bir yem kullanıyoruz. Normalde tabii ki balığın
yemi yiyip oltaya takılması için kabuğundan çıkarıp
takmanız gerekiyor ama Seçkin kabuğuyla beraber
oltaya takıp avlandığını iddia etti. Tabii böyle bir şeyin
olması mümkün değil:)

Genel olarak oltanıza hangi balıklar takılıyor?

Tufan Güldiken: Başta mercan olmak üzere çipura,
mırmır, karagöz. Ama sıradışı durumlar da oluyor. Köpekbalığı
ve kalkan da yakalanabiliyor. Köpekbalığı eti
çok lezzetlidir…

Gürol Aygün: Tabii sadece balık değil ahtapot ve kalamar
da yakalıyoruz. Mesela en son avımda 3,5 kilo
ağırlığında ahtapot çektim.

Bu işin en önemli noktası sabırlı olmak sanırım. Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz?

Gürol Aygün: Kesinlikle sabır. Ama aramızda mesela
bazı sabırsız arkadaşlarımız var. Hatta isim de vereyim
Seçkin Civil ve Hüseyin Yılmaz. Ben 12 tane mercan ve
sinarit tuttuktan ve üzerine de ahtapot çektikten sonra
arkadaşlar hemen kaptandan yerimizi değiştirmemizi
istediler. Yerimizi değiştirdik, sonra çıkan balıklar hep
küçük balıklar oldu.

Vural Kennez: Çok uzun süreler bekliyorsunuz. Bu
işin özü beklemek zaten. Balık avında beklemeyene
balık yok. Sabretmeyip oltayı toplarsanız eve eliniz boş
dönersiniz.

Avda en fazla kaç saat kalınıyor?

Seçkin Civil: En fazla 8 saat kaldık. Bir süre sonra yorgunluğa
yenik düşüyorsunuz.

Peki tek bir balık avı etkinliğinin kişi başı maliyeti nedir?

Tufan Güldiken: Yem, tekne kirası, ulaşım, yiyecek-içecek
dâhil 150 TL civarı bir harcamamız oluyor. Yani esasında
biraz maliyetli diyebiliriz ama tabii bu işten aldığınız
keyif verdiğiniz paraya değiyor.

Neden balıkçılık? Balıkçılık size ne hissettiriyor?

Vural Kennez: Motivasyon. Yani balığa gittiğin zaman
bütün stresini atıyorsun; kafanı denize boşaltıyorsun. Her
şeyi unutup sadece balığa ve denize odaklanıyorsun. Bir
nevi kendine format atıyorsun.

Seçkin Civil: Arındırıyor. Temiz hava, deniz kokusu, sakinlik,
gürültüsüz ortam… Tüm bunlar ruhunu dinlendiriyor.
Hele o oltanın sallandığı an… O anı anlatacak cümle
bulmak zor.

Daha önce balığa gitmemiş kişilere ne gibi tavsiyeleriniz olur?

Gürol Aygün: Öncelikle tavsiyem tekneye çıkacaksa eğer
internetten bir ön araştırma yapması. Teknede avlanma
teknikleri, hangi balık nerede çıkar, hangi balık hangi yeme
gelir gibi başlıklara göz gezdirmeleri ve biraz bilgi edinmeleri
işlerini kolaylaştıracaktır. Mesela kaç gram kurşun
takması gerektiği, kaçlık misina kullanması gerektiği, yemi
kabuğuyla takmaması gerektiği bunlar önemli detaylar.

Tufan Güldiken: Bir kere gitmeleri yeterli; sonra bağımlılık
yapıyor, sürekli gitmek istiyorsunuz. Doğayla iç içe kafalarını
dinleyebilecekleri muazzam bir ortam. Kimse bu işi
anne karnında öğrenmiyor sonuçta. Gide gele çevresindekileri
izleyerek ve araştırarak zaten kişinin ilgisi varsa
öğreniyor.

Vural Kennez: Tamamen terapi gibi. Tabii bir de kendi
tuttuğun balığı yemesi var, o çok daha keyifli. Hiç balığa
gitmemiş kişiler bence kesinlikle gidip o sonsuz maviliğin
içinde sabrı ve heyecanı yaşamalı

Volkan’ın BalıkçılarıVolkan’ın Balıkçıları