Volkan Bisiklet Grubu

Çocukluğumuzun en değerli şeylerinden biridir o… Okul sonralarını sırf bisiklete bineceğiz diye iple çektik, yaz tatillerinde ise sabahtan akşama kadar üzerinden inmedik. Onlar için de böyle başlayan bir sevgi, yıllar içinde büyük bir tutkuya dönüştü, hayatlarının önemli bir parçası oldu… Volkan Bisiklet Grubu bisikleti hayatından çıkarmayan ve bisikletleriyle kilometrelere meydan okuyanların bir araya geldiği bir topluluk. Sayıları gün geçtikçe artan topluluk üyelerine bisiklet tutkularını, kilometrelerce süren turlarını, bu turların zorluklarını, keyifli yanlarını sorduk. Onlar maceralarını keyifle anlattı, biz de keyifle dinledik…

Volkan Bisiklet Grubu olarak maceranız nasıl başladı?

Gürol Aygün: Bisiklete binmeyi çocukluğumdan beri çok severdim. İki yıl kadar önce hem haftanın yorgunluğunu atmak hem de biraz kilo vermek için düzenli olarak bisiklet kullanmaya başladım. Bir süre sonra da vazgeçilmez bir hobi oldu benim için. Sonra işi biraz daha ilerletip Torbalı Bisiklet Grubu’na katıldım. Metal İşleme biriminden Seçkin Civil arkadaşımız da o gruptaydı. Birlikte hafta sonu etkinliklerine katıldık, uzun kilometreler boyu birlikte pedal çevirdik. Daha sonra bisikleti iş hayatımıza da dâhil edelim istedik; o günden bu yana işe bisikletle gelip gidiyoruz.

Seçkin Civil: Gürol ve benim gibi bisiklet sporuna ilgi duyan arkadaşlarımız vardı. Onların dışında, biz işe bisiklet ile gelip giderken dikkatini çektiğimiz arkadaşlarımız da oldu. Hepsini konuşmalarımızla cesaretlendirdik. Özellikle Gürol’un bu konudaki çalışmaları takdire şayan. Böylece sayımız günden güne arttı. İki kişi başladık, bugün 10 kişiye ulaştık.

Burcu Duacı: Ben daha önce bu kadar profesyonel düzeyde bisiklet kullanmıyordum. Sadece şehir bisikletine biniyordum. Gürol’un bisikletini görünce dikkatimi çekti. Yarış bisikleti konusunda tedirginliklerim vardı. Ancak gel zaman git zaman Gürol’un beni ikna etmesi sonucunda ilk yarış bisikletimi aldım.

Hasan Saraf: Ben de en son 10-15 yıl önce bisiklete binmiştim. Buraya geldiğimde, Gürol ve Seçkin başta olmak üzere gruptaki arkadaşları görünce ben de heveslendim. Gürol ile ilk iki ayımız sürekli ikna çalışmaları ile geçti. “Nasıl olur? Yol bisikletine merakım var ama yapabilecek miyim acaba?” gibi sorularım vardı. Sonunda şehir bisikleti ve yol bisikleti arasında bir bisiklet aldım ve cesaretimi toplayıp 15 yıl sonra İlk kez uzun bir tura çıktım.

Remzi Çolak: Ben de tamamen şirkete bisikletle gelen arkadaşlarımızı görüp merak ederek bu spora başladım. Gel zaman git zaman ilgim daha da arttı ve kendime bir dağ bisikleti aldım. O gün bugündür Volkan Bisiklet Grubu ile yollardayız.

Volkan Bisiklet Grubu olarak ilk turunuz nereye oldu?

Remzi Çolak: İlk olarak Hasan Saraf, Batuhan Kuleli, Gürol Aygün, Barış Etil ve Seçkin Civil ile birlikte Kuşadası’na gittik. Sabah saat 8’de, Torbalı İzban Durağı’nda buluştuk; Selçuk üzerinden Kuşadası’na gittik. Rotamız 108 kilometreydi. 3,5 saat pedal çevirdik. Birkaç saat de dinlendik.

Birlikte ilk turunuz nasıl geçti?

Gürol Aygün: İlk turumuz çok eğlenceli geçti. İlk önce yol üzerinde bir yerde güzel bir kahvaltı yaptık, turumuza öyle başladık. Özellikle bisiklete yeni başlayan arkadaşlarımız çok yorulmasın diye sık sık molalar verdik. Güle oynaya biraz da yorularak ama keyifle tamamladık turumuzu.

Daha sonra nerelere gittiniz?

Seçkin Civil: Daha sonra Urla, Sığacık gibi 110-120 kilometre mesafeli rotalar belirledik. İzmir ve çevresindeki bölgelere gittik genellikle. Ancak en güzel ve en uzak rotamız 29 Ağustos tarihinde gittiğimiz Çanakkale oldu.

Nasıl geçti Çanakkale turunuz?

Gürol Aygün: Volkan Bisiklet Grubu’ndan beş kişiydik. Seçkin Civil, Barış Etil, Hasan Yazırlı, Deniz Badem ve ben. Vakit kısıtlı olduğu için buradan otobüsle gittik. Sabah inince önce Çanakkale’de kahvaltımızı yaptık; sonra bisikletlerimizle Şehitler Anıtı’na gittik. Anıt’ı baştan sona kadar karış karış gezdik. Muhteşem bir histi. Sadece Anıt’ta 109 kilometre yol yaptık. O akşam pansiyonda konakladık ve sabaha karşı 4.30’da tekrar yola çıktık. Yaklaşık 15 saat süren bir yolculuk ile 260 kilometre yaptık ve saat 19.00 gibi İzmir’deydik. Sadece bu turda 2,5 kilo verdiğimi belirtmeden geçemeyeceğim.

Kilo vermek isteyenleri de bisiklet grubuna davet edelim öyleyse…

Gürol Aygün: Tabii ki, hemen gelsinler. Ben bu amaçla başladım zaten. Başladığımda 115 kiloydum, şimdi 90 kiloyum. Turlarda yediğinize içtiğinize dikkat ederseniz kilo vermemeniz imkânsız.

Bir sonraki turunuz ne zaman ve nereye olacak?

Gürol Aygün: Seferihisar-Sığacık’a gitmeyi planlıyoruz ama zamanı belli değil. Bu kez Burcu Hanım da bizimle olacak.

Burcu Duacı: Volkan Bisiklet Grubu’ndan bağımsız olarak bir-iki İzmir şehir içi turum oldu ancak henüz uzun bir yola çıkmadım. Şimdi Volkan Bisiklet Grubu ile yapacağımız Sığacık turunu heyecanla bekliyorum.

Yol boyunca başınıza enteresan olaylar geliyor mu?

Gürol Aygün: Lastik patlayabiliyor zaman zaman. Bu normal. Yanımıza giderken iç lastik ve pompa da alıyoruz. O nedenle beş dakikada değiştirebiliyoruz. Nispeten olağandışı bir anımızı soruyorsanız, Çeşme’ye giderken beni at kovaladı. Başımıza gelen en enteresan olay bu diyebilirim.

Hasan Saraf: Yolda giderken çok güzel şeyler yaşıyoruz esasında. Sık sık insanların bize özenerek baktığına tanık oluyoruz. Çoğu “Keşke biz de yapabilsek” der gibi bakıyor. Bir yerden bir yere giderken yaşadığımız yol hikâyeleri de işin ayrı bir tadı. Örneğin bir şeftali bahçesinin yanında duruyor, çiftçilerle muhabbet edebiliyor, dalından şeftali yiyebiliyoruz. Bu samimiyet ayrı bir tat.

Bisikletin size verdiği mutluluğu nasıl tarif edersiniz?

Gürol Aygün: Çocukluğunuzda size alınan ilk bisikletin heyecanı gibi bir his bu. Hem stresinizi atıyorsunuz hem de çalışırken performansınızı daha da arttırıyor.

Hasan Saraf: Çünkü bisiklet her spor dalında olması gerektiği gibi yüksek disiplin gerektiren bir iş. Bireysel olduğu kadar takım çalışmasına yönelik bir spor olduğu için ekip çalışması becerisini direkt olarak geliştiriyor. Uyumluluk kazanmanızı sağlıyor. Sağlığa olan faydasını saymıyorum bile.

Burcu Duacı: Özgürlüğü yansıtan, yaşatan bir spor. Yaptığınız her şey tamamen size bağlı. Yavaş gitmek, hızlı gitmek, yolda olmak, durmak, seçeceğiniz rota… Masrafsız bir spor aynı zamanda; sizin pedallamanıza bağlı olarak çalışıyor. Araya başka etkinlikler katabiliyorsunuz. Çadır kurabiliyor, kamp yapabiliyorsunuz. Ayrıca motorlu taşıtlara, üzerinde bulundukları asfaltın başka araçlar tarafından kullanabileceğini de gösteriyorsunuz.

Son olarak grubunuza katılmak isteyen arkadaşlara mesajınız nedir?

Burcu Duacı: Kadın arkadaşlarımızı özellikle bekliyoruz. Sabah 8’den akşam 8’e kadar nasıl pedal çevrilir diye düşünmeyin, inanın zamanın nasıl geçtiğini hiç anlamıyorsunuz bile. İlk turunuzda yorgunluk hissedebilirsiniz ama diğerlerinde hiç hissetmiyorsunuz. Biraz disiplin ve biraz istekle yapılamayacak bir şey değil. Sağlığınız için bir şey yapıyorsunuz öncelikle. Kendiniz için bir adım atın derim.

Gürol Aygün: Bisiklete ilgi duyan herkesi aramıza bekliyoruz.