Sonbaharda Hasta Olmamak İçin Bilinmesi Gerekenler

Hava değişimleri her zaman insan bünyesinde değişimlere yol açar. Havanın soğuması, hava kirliliğinin artması, kapalı ve sıkışık ortamlarda bulunma mecburiyeti gibi etkenler de buna eklenince, solunum yolları bu değişimden oldukça etkileniyor.

Mevsim değişimi ve sonbahar deninde akla ilk olarak, nezle ya da grip olarak da adlandırabileceğimiz “soğuk algınlığı” geliyor. Soğuk algınlığından korunmanın en pratik yolu ise elleri sık sık yıkamak, hasta kişilerle temas etmemek, kapalı ve kalabalık ortamlarda fazla vakit geçirmemekten geçiyor.

Aniden başlayan burun akıntısı, boğaz ağrısı, gözlerde sulanma ve yanma, burun tıkanıklığı ve hapşırma gibi belirtiler ile ortaya çıkan soğuk algınlığı beraberinde yorgunluk, baş ağrısı ve hafif ateş de getirebiliyor. Mevsimsel sebeplerden kaynaklanan ve genellikle bir hafta içinde kendiliğinden geçen bu hastalığın tedavisi için özel bir yöntem uygulamak gerekmiyor. Bol sıvı tüketimi ve iyi bir istirahat döneminin ardından hastalığın etkileri ortadan kalkıyor. İhtiyaç duyulması durumunda ateş düşürücü ilaçlar ve bunun yanında kuşburnu çayı da hastayı rahatlatmak adına kullanılması önerilen ürünler arasında. Ancak nadiren de olsa hastalığın, orta kulak iltihabı ya da sinüzite dönüşmesi durumunda doktor gözetiminde antibiyotik ilaçlar alınması gerekebiliyor.

Uzmanlar özellikle içinde bulunduğumuz dönemde (eylül-ekim) uygulanacak grip aşısının, sonbahar ve hatta kış aylarının çok daha kolay geçmesini sağlayabileceğini vurguluyor. Aşı ile vücuda enjekte edilen zayıflatılmış virüsler vücudun virüslere karşı antikor oluşturmasını sağlıyor; böylece olası bir salgında vücut bu antikorları kullanarak kendini koruma altına alıyor. Özellikle çocukların, yaşlıların ve kronik hastalıkları bulunanların grip aşısı olmaları gerektiğinden bahseden uzmanlar, yılda bir kez yapılması yeterli olan grip aşısının şu anda tam mevsimi olduğunu belirtiyor.

Unutmayın!

  • Ellerinizi yıkayın. Sabun ve akan sıcak su ile nezle virüsleri el ve parmak cildinden temizlenir.
  • Fincan veya bardakları paylaşmayın. Tek kullanımlık kâğıt bardaklar, özellikle okul ve işyerlerinde mikropların yayılımını önlemede başarılıdır.
  • Kâğıt mendil ve kâğıt havlu kullanın.
  • Ellerinizi, gözlerinize, burnunuza ve ağzınıza götürmeyin.
  • Çocuğunuza sık ellerini yıkamasını öğütleyin.
  • Oyuncaklar mikrop barındırabileceği için oyuncakları mümkün olduğunca temiz tutun.
  • İnsanlardan uzakta ve mendile hapşırın. Ağzınızı elleriniz ile kapadıysanız, sonrasında mutlaka elinizi yıkayın.
  • Bulunduğunuz ortamı havalandırın. Mikroplar durağan havada asılı kalır.
  • Mikroplar kapı kolları, lamba düğmeleri, telefon, uzaktan kumanda gibi sıkça dokunulan yüzeylerde üç saate kadar yaşayabilir. Bu tür yüzeyleri ara sıra dezenfektanlarla mutlaka silin.