Samsun İtfaiyesi

Beş bölgede, yılda ortalama 5500 olaya müdahale eden Samsun İtfaiyesi, 49 aracı ve 240 personeli ile 1250 mahalleye hizmet veriyor. İtfaiyecilikte 22 yıllık deneyime sahip ve 2013 yılından bu yana Samsun Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanı olarak görev yapan Rıza Zengin, “İtfaiyecinin El Kitabı”, “Yangın Müdahale Teknikleri ve Yangın Güvenliği Eğitim Kitabı” ve Çocuk Kulübü broşürleri hazırladıklarını ve bir “İtfaiyecilik Terimleri Sözlüğü” üzerine çalıştıklarını belirtiyor.

Sizi tanıyabilir miyiz?

1971 yılında Gümüşhane’de doğdum. İlkokulu Gümüşhane Kabaktepe Köyü’nde, orta ve lise öğrenimimi Samsun’da tamamladım. 1991 yılında İstanbul Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü’nden mezun oldum. Vatani görevimi tamamladıktan sonra, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından 1995’te açılan memurluk sınavını kazanarak İstanbul İtfaiye Daire Başkanlığı’nda göreve başladım. Dört ay temel itfaiye eri eğitimi aldıktan sonra İtfaiye Eğitim Merkezi’nde itfaiye eğitmeni olarak görev yaptım. Teknik kökenli olmamdan kaynaklanan kimya bilgimin üzerine, eğitmenlik sürecimi de ekleyince, itfaiyecilik kariyerim için oldukça iyi bir birikim elde etmiş oldum. İki yıl süren eğitmenlik görevimin ardından, İstanbul’un çeşitli bölgelerinde grup amirliği ve bölge müdür yardımcılığı yaptım. 2013 yılından bu yana da Samsun Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanı olarak görev yapıyorum.

Samsun İtfaiyesi hakkında bilgi alabilir miyiz?

1925 yılında kurulan Samsun İtfaiyesi 92 yıldır hizmet vermeye devam etmektedir. İtfaiyemiz çeşitli aşamalardan geçerek, yeni Büyükşehir Yasası ile birlikte 1 Nisan 2014 tarihinden itibaren Samsun ilinin tamamına hizmet vermeye başlamıştır. Şu an teşkilatımızda 240 kişi görev yapıyor. Aktif olarak kullandığımız 49 yangın aracımız var. Personel yaş ortalamamız 45, araçlarımızın yaş ortalaması ise 8,5 civarında. 2013 yılında göreve geldiğim zaman, Samsun tek merkez-tek bölgeydi ve üç istasyon vardı. Şehrimizi, itfaiye teşkilatı olarak 5 merkeze ayırdık ve istasyon sayımızı 17’ye çıkardık. Belediyemizin imkânları doğrultunda açmayı planladığımız sekiz istasyonumuz daha var.

Bu değişimi hangi kriterler doğrultusunda gerçekleştirdiniz?

Bu değişimi gerçekleştirirken, ilçeler arasındaki ulaşımı göz önünde bulundurduk. Olası bir yangında birbirine destek olabilecek bölgeleri inceledik ve çalışmalarımızı beş bölgede yürütebileceğimize karar verdik. Yaklaşık 1250 mahallemiz var. Birkaç ilçe haricinde ilçe merkezlerimiz çok küçük ancak köylerimiz oldukça kalabalık. Dağınık yerleşime yüzölçümü genişliğini de eklediğimizde çözümü 17+8 istasyon ile bulduk. İstasyon genelde nüfus yoğunluğuna, sanayinin gelişmesine bağlı olarak açılır. Örneğin Organize Sanayi Bölgesi’nde ihtiyaç duyulduğu için oraya da bir istasyon açtık. İleride yeni ihtiyaçlar da doğabilir.

Bunun yanında, organizasyon yapısını yeniden ele aldık. Bölge grup amirliği oluşturduk. Beş bölge için bir grup amirimiz, altında ise vardiya amirlerimiz var. Ana istasyonların bir altında, alt birim istasyonları kurduk. Bu yapı, olayları birlikte yönetmek açısından işlevimizi daha da arttırdı. Bölge amirleri tüm bölgelerdeki her ihbardan haberdar oluyor.

İhbar sisteminizi de bu şekilde planlayarak merkez bazlı yönetim oluşturduk. Biri müdahale, biri de önlem ve denetim işlerinden sorumlu iki şube müdürümüz var. 2013’ten sonra kurduğumuz bu yapı sayesinde Samsun İtfaiyesi’nin kurumsal anlamda daha sistematik çalışmasını sağladık. Bugün artık tüm iletişim emir komuta zinciri ile kuruluyor. Bu da disiplinli bir itfaiye yapısı ortaya çıkarıyor.

Yeni istasyonlar ve organizasyon yapısı değişikliğinin yanı sıra, başka çalışmalarınız da oldu mu?

Biz yeni istasyon kurmanın yanı sıra gönüllülük üzerine de çalıştık. Gönüllülük çok önemli bir konu bizim için. Belli köylere gittik, buralarda çeşitli eğitimler verdik. Olası tehlikelerle karşılaşmadan önce ve karşılaştıktan sonra da yapılmasını gerekenleri anlattık. Eğitim verdiğimiz bölgeler artık olası yangınlara engel olabilecek komumda.

Samsun İtfaiyesi çalışanlarının görev ve sorumlulukları nelerdir?

Temel itfaiyeciliğin yönetmelikle düzenlenmiş bir görevleri var. Onları icra ediyor, bunlarla birlikte Samsun İtfaiyesi’ne ait ekstra görevlerimiz oldukça onları da yerine getiriyoruz. İtfaiyeciler olarak ilk görevimiz yangına müdahale etmek. Çıkan en ufak yangın bile görev kapsamımızda yer alıyor. Yangına müdahalenin yanı sıra tehlikeli durum içeren her türlü kurtarma çalışması da görevlerimiz arasında. Örneğin kaza kurtarma, suda arama-kurtarma, sel baskınlarına müdahale, afetlere yardım amaçlı müdahale, kimyasal tehlikelere karşı destek hizmeti görevi…

Bunların yanı sıra Samsun İtfaiyesi olarak halkı bilinçlendirmeye, eğitime özel bir önem veriyoruz. Bazen belediyelerin ekstra görevlendirmeleri oluyor, onlarda da görev alıyoruz. Bu faaliyetler görev çerçevemizi oluştursa da Samsun İtfaiyesi olarak bölge halkının hiçbir sorununa duyarsız kalamıyorsunuz. Bu nedenle bazen ekip arkadaşlarıma şöyle söylüyorum: “Hiç kimsenin olmayan görev de bizimdir, bizim olmalıdır.” Bize gelen ihbarları ya biz çözeriz, ya da çözümü bizde değilse yol gösteririz. Bize gelen her ihbarda olay yerine mutlaka gideriz ve konu çözümlene kadar olay yerinden ayrılmayız. Herkes ayrılır, itfaiye ayrılamaz; ilkemiz budur. Samsun İtfaiyesi olarak bu bilinçle çalışıyoruz.

Sizce iyi itfaiyeci olmanın kriterleri nelerdir?

“İyi bir itfaiyeci nasıl olmalı?” sorusunun cevabı itfaiye kelimesinde gizli. Tek tek, harf harf inceleyecek olursak:

İşine bağlılık

Tertip ve düzen

Fedakârlık

Adalet

İtfaiyeciye güven

Yenilikçi

Ekip ruhuna sahip

İtfaiyecinin temel ilkeleri bunlardır. İyi bir itfaiyeci bu ilkelere sahip olmalıdır.

Her ne kadar itfaiyecilik dışarıdan bakıldığında kolay bir meslek olarak görülse de aslında sorumluluğu çok büyük ve zorlu bir meslektir. Yangın oldukça çalışıyoruz, olmayınca çalışmıyoruz gibi yanlış bir algı olsa da biz itfaiyeciler kimi durumlarda can güvenliğimizi tehlikeye atarak başka bir canı kurtarmak için çalışıyoruz. İhbar geldiğinde nereye gideceğinizi, neyle karşılaşacağınızı bilmiyorsunuz. Kimi zaman çok büyük tehlikelerle karşılaşıyor, yangında insanların hayatını kaybetmesine tanıklık ediyoruz. Zaman zaman kendi arkadaşlarımızı da şehit veriyoruz. Örneğin bir gün bir grup amirimiz hayatını kaybetti. İtfaiyeci hangi zorlukla karşılaşırsa karşılaşsın tüm zorluklara göğüs gerecek cesarette olmalı. İşimiz bunu gerektiriyor.

Kurumunuza itfaiyeci alırken nelere dikkat ediyorsunuz?

Samsun İtfaiyesi’nin şu an için dışarıdan personel alımı ile ilgili herhangi bir çalışması bulunmuyor. Ancak ihtiyaç duyduğumuzda, itfaiyecilik eğitimi almış olması ve araç kullanıyor olması adaylar için artı birer özellik. Çünkü görev tanımımıza baktığımızda, itfaiye eri yangın söndüren, araç kullanan biri… Yangın söndürebildiği gibi E sınıfı ehliyete sahip bir araç sürücüsü olması da lazım.

Spor akademisi mezunlarını itfaiye bünyesinde istihdam etmemiz gerektiği düşünesine sahibim. Bu bölümden mezun olan kişilerin bedensel gelişim ve yeteneklerinin mesleğimizin pratiğine oldukça uygun olduğunu, itfaiye teşkilatına dinamizm katacaklarını düşünüyorum.

İtfaiyecilerin mesleğe yeni başlarken aldığı eğitimler nelerdir?

İki yıllık itfaiyecilik eğitimi almışsa, yönetmelikte yazan her eğitimi almış olduğu için kısa süreli oryantasyon, kurumsal yapı, kurum içi hiyerarşik düzen gibi daha çok işleyişi öğreten bir eğitim veriyoruz. 3-5 saat kadar süren bir itfaiyeciliğe giriş eğitimimiz var programımızda. Ancak gelen arkadaşımız itfaiyecilik eğitimi almamışsa, 360 saatlik temel itfaiye eri eğitim programını uygulamaya koyuyoruz. Bu, ihtiyaç dâhilinde 420 saate de çıkabilir. Bu eğitim içerisinde, kurtarma, müdahale teknikleri, yangın yeri tehlikeleri gibi dersler de bulunuyor. Eğitimlerini tamamlayan arkadaşlarımız daha sonra tecrübeli itfaiye erleri ile olay yerine giderek pratik evresine geçiyorlar. Bir süre sonra geliştirme eğitimleri de oluyor.

Samsun İtfaiyesi vaka sayısı bakımından yoğun bir bölgeye mi hizmet veriyor?

Yılda 5500 civarında olaya müdahale ediyoruz. Geçen yılın istatistiklerine baktığımızda 2145 yangın olduğunu görüyoruz. Havza, Vezirköprü, İlkadım (Merkez), Bafra ve Çarşamba bölgelerinden en yoğun olanı İlkadım. Şehir nüfusunun yüzde 50’si burada, geri kalan yüzde 50’si ise diğer dört bölgede yaşıyor. Bu dört bölgenin nüfusları aşağı yukarı dengeli. Olaylar nüfus yoğunluğuna bağlı olarak artıyor.

Bir yıl içerisinde 3-5 ciddi yangın oluyor. Genellikle daire yangınları gibi küçük çaplı yangınlar ile karşılaşıyoruz. Özellikle yaz dönemlerinde ciddi samanlık depoları yangınları ve ot yangınları olabiliyor.

Samsun İtfaiyesi’nin afetlerde aldığı bir önlem var mı?

Kurtarmalar için gerekli ekipmanlarımız var. Ayrıca bu ekipmanlarda bazı iyileştirmeler yaptık. Yani afete müdahale edecek ekipmanlarımızı arttırdık. Enkaz altı görüntüleme, ayırıcı-kesicileri çoğalttık; aydınlatma malzemelerinden, şişme yastıklara kadar çeşitli ekipmanlar aldık. Bir bina çökmesi oluyor; buradaki arama kurtarma ekipleriyle birlikte müdahale ediyoruz. Bir kuyuya bir canlı düşüyor, kanal çökmesi yaşanıyor. Müdahale ettiğimiz her olay küçük ölçekli afet dönemi hazırlığı gibi oluyor bizim için.

Bunun yanında, şahsi fikrim, itfaiyeler afet durumlarında çok daha aktif görevlendirilmeli. Çünkü itfaiyeler yaz-kış 7/24 görev yapıyor. Bir afet olduğu zaman diğer birimlerin toplanması, olaya müdahale etmesi 48 ila 72 saat sürebiliyor. Bu anlamda itfaiyelerin afetlerde etkin rol oynamasını arzu ediyoruz. Türkiye’nin her yerinde her daim hazır kuvvet halinde görev yapan itfaiyecilerin böyle durumlarda personel ve ekipman olarak çok daha başarılı sonuçlar alacağına inanıyoruz.

Geleceğe yönelik projeleriniz neler?

İtfaiyecilik kariyerimin başında yer aldığım eğitim süreci bana çok şey kattı. Bu nedenle Samsun İtfaiyesi’nde de özellikle eğitim ile ilgili her projeye sıcak bakıyorum. 2015 yılında SABİTEM (Samsun Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Eğitim Merkezi) adında bir eğitim merkezi kurduk. İtfaiyecilikle ilgili genel bir sorun var. Okullarda okutulacak, kursiyerlere verilebilecek kaynaklar sınırlı. Biz de bu sorunu bir nebze olsun giderelim istedik ve “Her Sene 1 Doküman-1 Kitap” sloganıyla yola çıktık. “İtfaiyecinin El Kitabı”, “Yangın Müdahale Teknikleri ve Yangın Güvenliği Eğitim Kitabı” ve Çocuk Kulübü broşürleri hazırladık. Şu an üzerinde çalıştığımız bir “İtfaiyecilik Terimleri Sözlüğü” çalışmamız var.

Bunun yanında, yine bu sıralar, personelin hizmet içi eğitimleri için bir mobil eğitim aracı projesi gerçekleştiriyoruz. Zemin, bodrum kat, 1 ve 2. kat gibi evlere, kapalı mekân sisteminde, taşınabilir bir tırın üzerinde, personelin yangına müdahale teknikleri eğitimini verebileceğimiz bir sistem üzerinde çalışıyoruz.

Peki 22 yıllık itfaiyecilik hayatınızda unutamadığınız bir anınızı bizimle paylaşır mısınız?

2003 yılında, İstanbul’da nöbetçi grup amiri olduğum bir gün, telsizden Sarıyer bölgesine bir ihbar iletildiğini duydum. İhbar sabah 5 sularında, Zekeriyaköy Ormanları’ndan geldi. Olay yerine ulaştık. Olay yeri adeta pazar yeri gibiydi. Polis, itfaiye, o saatte orada olmalarına şaşıracağımız kadar çok sayıda insan… Sonra olay anlaşıldı; 40 ve 60 yaşlarında iki kadın, rüyalarında Zekeriyaköy Ormanları’nda bulunan bir kuyuda define olduğunu görüyorlar. Kışın, akşam saat 7 civarı ormana gelip tespit ettikleri kuyuya giriyorlar. Kuyu bir süre düz aşağı indikten sonra, yatay bir yola açılıyor. Yere paralel olan o yatay yolda iki maceracı kadın define ararken, iki kadın arasında bir göçük oluşuyor. Geride kalan hanımefendi olay yerinden geri gidip kuyu girişinden çıkabiliyor ancak diğeri kuyudan çıkamıyor. Kurtulan kadın köydeki tanıdıklarına haber veriyor, geceden sabaha kadar uğraşıyorlar ancak başarılı olamıyorlar. Sonrasında çareyi itfaiyeyi aramakta buluyorlar. Biz bütün itfaiye ekibi olarak, önce toprağın altına boru uzatıp nefes almasını sağladık. Ardından, kontrollü bir biçimde kazıyarak gündüz 3’te kadını kurtardık. Bu enteresan anımı hiç unutmayacağım.