Kayseri İtfaiyesi

İstanbul’un çeşitli ilçelerinde kazandığı deneyimi Kayseri’ye taşıyan Kayseri İtfaiye Daire Başkanı Mustafa Metin Kızılkan, eğitime özel bir vurgu yaparak “Kayseri İtfaiyesi’nin eğitimle bir derdi var. Mevcut personelimizi eğiterek daha ileriye taşımayı, daha bilinçli itfaiyeci adayları yetiştirmeyi, halkı da eğitmeyi istiyoruz. Eğitim yoksa hiçbir şey yoktur. Mevcut olanı kabul etmiyoruz. Daha iyisi varken neden mükemmel olmasın diyoruz” diyor.

Sizi tanıyabilir miyiz?

1967 yılında Kayseri’de dünyaya geldim. İlk, orta ve lise öğrenimimi Kayseri’de tamamladıktan sonra Yıldız Teknik Üniversitesi Kimya Mühendisliği Bölümü’nü bitirdim. Mezun olduktan sonra bir süre özel sektörde çalıştım ve 1995 yılında İstanbul İtfaiyesi’nde göreve başladım. İlk olarak İstanbul İtfaiyesi İtfaiye Eğitim Merkezi’nde görevlendirildim. Daha sonra Fatih, Ümraniye, Kadıköy, Üsküdar, Beykoz gibi İstanbul’un çeşitli itfaiye istasyonlarında grup amir yardımcılığı ve amirlik görevlerinde bulundum. 2005 yılında memleketim olan Kayseri’ye naklimi istedim. O günden beri de Kayseri İtfaiye Daire Başkanlığı’nda görev yapmaktayım.

Siz geldiğinizden bu yana Kayseri İtfaiyesi’nde neler değişti?

Ben gelmeden önce belli sayıda personel ve araç vardı. Bayrağı devralmam ile birlikte İstanbul İtfaiyesi’nin bana kattığı tecrübelerimi buraya aktarmaya, Kayseri İtfaiyesi’ni bulunduğu yerden daha ileri bir noktaya taşımaya çalıştım. İlk olarak, Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin de desteğiyle, mevcut araçlarımızın yanına, yeni teknolojiler ile donatılmış araçlar alarak işe başladık. 2005 yılında, Volkan İtfaiye’nin 26 metre merdivenli araçlarından aldık. Bizim ihtiyacımızı fazlasıyla karşılayan bu aracı bugün hâlâ kullanıyoruz. Bununla beraber Kayseri tepelerle çevrili ve çok zor kış şartlarına sahip bir kent. Bu nedenle herhangi bir yerde bir trafik kazası veya başlangıç aşamasında bir yangın olduğunda, hızlıca vakaya gidebilmemiz için iki adet öncü ve kurtarma aracı aldık. 300 litre su kapasitesine sahip olan bu araçlarda, trafik kazalarına müdahale edebileceğimiz ayırıcı-kesici ekipman da bulunduğu için trafik kazası ve küçük yangınlarda bizim kurtarıcımız oluyor. Bunların dışında, geçen yıl yine Volkan imzalı iki adet 28 metrelik merdivenli araç aldık. Böylece hem araçlarımız yenilendi hem de yeni ekipmanlara sahip olduk; ekibimiz oldukça güçlendi.

Geldiğimde üç istasyonumuz vardı. Bu sayıyı önce altıya, sonra da 17’ye çıkardık. Şu an tek merkeze bağlı 17 istasyonumuz bulunuyor. İstasyon sayımızı arttırıp araçlarımızı elimizden geldiğince yenilemeye çalıştıktan sonra, bugün de Kayseri İtfaiyesi’nin en önemli gündem maddelerinden biri olan “eğitim” konusuna ağırlık verdik. Çünkü biz yangından daha çok, yangın önlemeyi esas alan bir yapı ile çalışıyoruz. Ana hedefimiz proaktif yaklaşımı ön plana çıkarmak. Olay olmadan önce önlem kültürünü toplumla buluşturduğumuz oranda vaka sayısını azaltmayı, toplumsal bilinci geliştirdiğimiz oranda da riskin azaltılmasının ön plana çıkartılmasını esas alıyoruz. Biz paydaşlarımız ile birlikte “Yangın çıkmaması için ne yapılmalı, ne önlemler alınmalı?” sorularına yanıt olacak eğitimler veriyoruz.

Kayseri İtfaiyesi’nin paydaşları kimlerdir?

Kayseri İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve ona bağlı okullar, Kayseri İl Sağlık Müdürlüğü, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ve genç gönüllüler ile ortak çalışıyor Kayseri İtfaiyesi.

Hangi alanlarda eğitim çalışmalarınız bulunuyor?

Geleceğin itfaiyeci adaylarına, işitme engellilere, yurtdışından gelen gönüllü kardeşlerimize, kısacası toplumun her kesimine genel olarak yanma ve yangına müdahale, temel olarak ilkyardım, temel afet bilinci eğitimleri verdik. Eğitimlerimiz hâlâ devam ediyor. Biz de çeşitli eğitimlere katıldık. Örneğin Kayseri Gençlik Merkezi’nde işaret dili eğitimi aldık. Bu eğitimle işitme engelli kardeşlerimizle iletişimimizi geliştirdik. Onlara da yangına ilk müdahalenin nasıl yapılacağı ile ilgili, seyyar itfaiye aracımızın üzerinde uygulamalı eğitim verdik. Bunun dışında İtfaiyemizde özellikle 1999 Marmara Depremi sonrasında önemi anlaşılan telsizcilik kursunu açtık. Afet durumlarında, tüm iletişim kanalları çökse bile kullanılabilecek olan telsizleri kullanmayı öğrendik. Bu alanda ders alan personelimiz Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen sınavlara girerek Amatör Telsizcilik Belgesi aldı. 192 İtfaiyecilik Lisesi öğrencimiz hafta içi her gün bizimle. İtfaiyemizde stajlarını yapıyor, okulda aldıkları teorik eğitimleri burada pratik ile pekiştiriyorlar.

Ana hedefimiz, onların, malzemeyi tanıyan, ihtiyaç halinde nasıl kullanılacağını bilen, bilinçli müdahale edebilecek birer itfaiyeci adayı olarak mezun olmalarını sağlamak. Üniversiteler ile çalışmalarımız oldu. Örneğin sağlık meslek yüksekokulundaki paramedik öğrencilerine, yüksek açı çalışma, yangına müdahale, temel afet bilinci ve telsizcilik kursları verdik. Onlara da empati kurabilmeleri için işaret dili ve eğitimi dersi aldırdık. Farklı ve en önemli projelerimizden birini de Milli Eğitim Müdürlüğü ile ortak protokolümüz çerçevesinde, Uluslararası Şehit Ömer Halisdemir Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencileri ile birlikte gerçekleştiriyoruz. 60 ülkeden 420 öğrencimiz var. Osmanlı coğrafyası dediğimiz coğrafyadan eğitim almak için ülkemize geliyorlar. Renkleri, dilleri farklı olmakla beraber, ülkemizde Türkçeyi öğrenmiş, dini eğitimler alırken kendi ülkelerindeki eksiklikleri gidermek için burada gördüklerini kendi ülkelerine transfer etmeye çalışan öğrenciler. Biz onlara, gönüllü olarak temel afet bilincini, yangına müdahaleyi, ilkyardım eğitimlerini veriyoruz. Bu eğitimlerden gurur verici bir dönüş aldık. Bizden gönüllü olarak itfaiyecilik dersi alan, Uluslararası Şehit Ömer Halisdemir Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencisi Cibutili Afşir, bizden öğrenmiş olduğu bilgiler ışığında, ilkyardım, temel afet, yangına müdahale konularında ülkesinde eğitimler vermeye başladı. Burada gönüllü olarak verdiğimiz bir eğitim, dünyanın başka bir noktasında hayat kurtarmaya yarıyor. Bu çok büyük gurur bizim için.

Anlattıklarınıza bakılırsa Kayseri İtfaiyesi’nin olmazsa olmazı eğitim olmalı…

Kayseri İtfaiyesi’nin eğitimle bir derdi var. Mevcut personelimizi eğiterek daha ileriye taşımayı, itfaiyeci adaylarını daha bilinçli bir hale getirmeyi, halkı da eğitmeyi istiyoruz. Eğitim yoksa hiçbir şey yoktur. Mevcut olanı kabul etmiyoruz. Daha iyisi varken neden mükemmel olmasın diyoruz. Muasır medeniyetler seviyesine ulaşmanın temel ilkesi eğitimdir, bilimdir, bilgidir. Hedefimiz bir şeyleri değiştirirken, kendimizi de değiştirmek. Burada kazan-kazan kültürü var. Sürdürülebilir ve sürekli eğitimlerimizde bize desteklerinden ötürü Kayseri Büyükşehir Belediyesi Başkanı Mustafa Çelik’e çok teşekkür ederiz.

Kayseri İtfaiye Daire Başkanlığı’nın yapısını öğrenebilir miyiz?

Tek merkeze bağlı bir yapıda çalışıyoruz. 17 istasyonumuz var. Hedefimiz, Develi, Sarıoğlan, Pınarbaşı, Merkez olmak üzere dört bölgeye ayrılmak.

Kayseri İtfaiye Daire Başkanlığı’nda kaç kişi çalışıyor?

Görev ve sorumluluklarınız nelerdir? İtfaiye daire başkanlığımıza bağlı iki müdürlüğümüz var:

  • Müdahale Şube Müdürlüğü
  • AKOM ve Önleme Şube Müdürlüğü

Müdahale Şube Müdürlüğümüz, yangın, kurtarma gibi operasyonlar ile ilgileniyor. AKOM ve Önleme Şube Müdürlüğümüz, bina yapılmadan önce mimari projelerin, elektrik sisteminin ve su tesisatlarının incelenmesi alanlarında çalışıyor. Toplam 268 personelimiz, 58 itfaiye aracımız var. Personel yaş ortalamamız 49, araç yaş ortalamamız ise 17.

Geleceğe yönelik ne tür projeleriniz var?

Kayseri İtfaiyesi’nin AB projeleri ile bütünleşmiş bir yapısı var. 2006 yılında, “Kayseri İtfaiyesi AB Yolunda” başlıklı proje ile Almanya’nın Duisburg İtfaiyesi’ne gitmiş ve itfaiye komuta merkezi tanıtımı, yangın yerinde sevk ve organizasyon, araç kazalarında teknik yardım, ileri arama ve kurtarma teknikleri, itfaiye araç gereçlerinin kullanımı ve tanıtımı, yangınlarda kullanılan kimyasal maddeler ve söndürücülerin tanıtımı, gönüllü itfaiyecilik altyapısının oluşturulması gibi konularda bilgi alışverişinde bulunmuştuk. Yine benzer projelere imza atmayı planlıyoruz. Örneğin Sakarya Üniversitesi ile birlikte gerçekleştirmeyi planladığımız, AB’ye müracaatını yaptığımız bir projemiz var. Şu an projemizin kabul edilmesini bekliyoruz. Olmasa bile yeni proje alanları açıldı. O projelere başvurmak ana hedefimiz.

Sizce iyi bir itfaiyeci nasıl olmalı?

İyi bir itfaiyeci başta özverili ve özgüvenli olmalı. Kendisini ülkesine, bayrağına, ama en önemlisi insanlığa adamış olması gerekiyor. Zorun daha zorunu yenebilecek potansiyelde olmalı. Bu nedenle de inatçı olmalı. Umudunu kaybetmemiş olması gerekiyor. Eğer umut ve isteklerini kaybetmişse yapacağı hiçbir şey yok. İyi bir itfaiyeci, yangın söndürmenin yanında, yangını önlemek için ne yapmalı sorusunu dert edinmiş olmalı. Uygulamalarıyla bunu aktarabilecek yetenekte ve iletişim becerisinin gelişmiş olması gerekiyor. Yoksa başarı şansı yok.

Unutamadığınız bir mesleki anınız var mı acaba?

İtfaiyeciliğe başladığım günden bu yana unutamayacağım sayısız anımız oldu. 1999 Marmara Depremi’nde İstanbul’daydık. Üsküdar İtfaiyesi’nde görev yapıyordum. Deprem esnasında ailece evdeydik. Hepimiz korktuk. Deprem sona erince eşim “Hadi dışarı çıkalım” dedi. Battaniye aldık, başka ihtiyacımız olabilecek şeyleri aldık. Ben de o sırada telsizimi elime aldım. Eşim şaşırdı. “Ne yapıyorsun?” dedi. “İtfaiyeye gideceğiz” dedim. “Neden?” dedi. “Üsküdar halkı bizden hizmet bekliyor. Deprem oldu, insanları kurtaracağız” dedim. “Deprem burada olmadı mı? Biz ne yapacağız?” dedi. Sonra araç geldi ve biz göreve gittik. İtfaiyeci olmak ve itfaiyeci ailesi olmak nedir, size bunu bu anımla açıklayabilirim.