İş Hayatında Tükenmişlik Sendromu ve Kurtulmanın Yolları

Tükenmişlik Sendromu Nedir?

Tükenmişlik sendromu, bireylerin, duygusal yönden kendilerini tükenmiş hissetmeleri, işleri gereği karşılaştıkları insanlara karşı duyarsızlaşmaları ve kişisel başarı duygularında azalma şeklinde görülen bir sendromdur. Dünya Sağlık Örgütü 1998 yılında yayınladığı Dünya Sağlık Raporu’nda tükenmişliği; fazla aşırı bir duygusal yorgunluk ve bunun sonucunda iş ve sorumluluklarını yerine getirememe durumu olarak tanımlamıştır. Buna göre; birey zaman içinde kronikleşmiş bir şekilde yorgunluk yaşar; işinden soğur, kendi içine çekilir ve artan bir şekilde yetersiz olduğunu hisseder.

Psikolog Maslach’a göre ise tükenmişliğin en önemli boyutu duygusal tükenmişliktir. Çalışanlardan örgütsel ve kişisel yöndeki beklentilerin duygusal tükenmişlikle doğrudan ilişkili olduğu bilinmektedir.

Tükenmişliğin ikinci boyutu olan duyarsızlaşma çevresini, işini kontrol edemediğini düşünen çalışanın olumsuz bir olayla karşılaştığında kendini çaresiz hissetmesi ve bu durumda başa çıkmak için makine gibi davranmaya başlaması şeklinde gözlenmektedir.

Tükenmişliğin üçüncü boyutu kişisel başarı noksanlığı ise çalışanlar takdir edilmediklerini düşündüklerinde ortaya çıkmaktadır. Kişi kendini çaresiz ve olayları kontrol edilemez hissettiğinde kendi yeteneklerini sorgulamaya başlamakta ve bu durum kişisel başarı noksanlığına neden olmaktadır.

Tükenmişlik Sendromu mu, Yoksa Depresyon mu?

Tükenmişlik sendromu depresyon ile karıştırılabilir. Benzer tarafları olduğu gibi aralarında büyük farklılık vardır. Her ikisi de insanın motivasyonunu azaltıp hayattan zevk almasını engeller. Ancak depresyondan kaynaklanan olumsuz duygular hayatın tümüne yayılmışken (iş, aile, sosyal ilişkiler, diğer aktiviteler vs.), tükenmişlik sendromu sadece yapılan işle ilgilidir.

İş Yerinde Ruh Sağlığını Korumak İçin İşverenler Ne Yapmalı?

Tükenmişlik sendromunun kaynağında hem organizasyonla ilgili sorunlar hem de bireysel nedenler olduğu için önlenmesi ve çözümü konusunda da yöneticilere ve çalışanlara ayrı ayrı iş düşüyor.

Uzmanlar tükenmişlik sendromunu önlemek için yöneticilere bazı tavsiyelerde bulunuyor;

  • Çalışanlar arasında sosyal desteğin teşvik edilmesi.
  • Çalışan yeterliliğini artırmaya yönelik hizmet içi eğitimler.
  • İşyerinde fiziksel aktivitenin teşvik edilmesi.
  • İşyeri dışındaki mola ve tatillerle ilgili maksimum olanağın sağlanması.
  • Çalışanların organizasyon için değerinin ve anlamının vurgulanarak anlamalarının sağlanması.
  • Birlikteliğe vurgu yapılacak kurum içi faaliyetler düzenlenmesi.

Çalışanlar Ne Yapmalı?

Uzmanlar, çalışanların, çalışma rutinlerinde ve yaşam tarzlarında değişiklik yapmalarının tükenmişlik sendromundan korunmada etkili olduğunu söylüyor;

  • İş yaşamı dışındaki hayatı; hobi, spor, meditasyon ve gönüllü etkinliklerle zenginleştirerek iş yaşamından sadece fiziksel olarak değil zihinsel olarak da arınmak.
  • Öncelik sıralaması ve iş takvimi yaparak bitmeyen işler ile ilgili endişeyi azaltmak.
  • İş arkadaşlarıyla iş dışında sosyal ilişkileri ve iletişimi geliştirmek.
  • Öz bakıma kaynak ve zaman ayırmak.
  • Elektronik uyaranları minimize etmek.
  • Gerektiğinde sınır koyma ve hayır deme kapasitesini geliştirerek gereksiz duygusal yüklerden ve iş yükünden arınmak.
  • Strese yol açan içsel ve dışsal faktörlerin ayrımını yaparak stresin hangi noktada kontrol edilebileceğini netleştirmek.

Kitap Önerileri

  • İyi Hissetmek / David Burns
  • Çalışma Hayatında Tükenmişlik Sendromu: Tükenmişlikle Mücadele Teknikleri / Olca Sürgevil Dalkılıç
  • Tükenmişlik Sendromu / Ayşe Kaya Göktepe