Bangladeş

Hindistan ve Myanmar arasında yer alan, dünyanın en kalabalık ve fakir ülkelerinden biri Bangladeş. Kalabalığı ve trafiği ile insanı yorsa da, renkli mutfağı ve bir o kadar renkli sokak manzaraları ile merak uyandıran bir ülke aynı zamanda. Mütevazı ve misafirperver yapısının yanı sıra Mustafa Kemal’e olan hayranlıkları ile dikkat çeken Bangladeşlileri ve ülkelerini Volkan Dış Ticaret Uzmanı Mustafa Sezer Vol okurları için kaleme aldı.

Partnerlerimizi ziyaret etmek amacıyla üç gün kalma fırsatı bulduğum Bangladeş -resmi adı ile Bangladeş Halk Cumhuriyeti- Güney Asya’da yer alan bir ülke. Ülke, Hindistan ve Myanmar ile sınır komşusu. “Bengal’in ülkesi” anlamına gelen Bangladeş’in resmi dili Bengali. Nüfusunun yüzde 89’u Müslüman olan ülkenin resmi dini İslam; nüfusun geri kalan kısmı ise Hindu ve Budistlerden oluşuyor.

Bangladeş 1757 yılına kadar Müslümanların idaresinde, 1757’den 1905 yılına kadar İngilizlerin egemenliğinde kalmış. 1947 yılında Müslüman kesimi “Doğu Pakistan” adıyla Pakistan’ın bir eyaleti haline gelmiş ve 1969 yılına kadar Pakistan’ın eyaleti olarak kalmış. Hindistan-Pakistan Savaşı sona erdikten sonra, Hindistan bu bölgeyi ancak iki hafta kadar elinde tutabilmiş. Ülke 1971 yılında Bangladeş adıyla kurulmuş.

İstanbul’u Mumla Aratacak Bir Kalabalık

Türk Hava Yolları’nın İstanbul’dan direkt uçuşu olan başkent Dakka’ya yaklaşık 8,5 saatlik bir uçuştan sonra akşam saatlerinde ulaştım. Otelim havalimanına çok yakın olmasına rağmen yoğun trafikten dolayı 45 dakikalık bir taksi yolculuğundan sonra check-in işlemlerimi tamamladım. Tam valizlerimi yerleştirip dinlenmek için uzandığımda avizelerin sağa sola hareket ettiğini fark ettim. Aradan 5-10 saniye geçtikten sonra odadaki her şey sallanmaya başladı, o yorgunlukla ve şaşkınlıkla neler olduğunu tam kestiremeden ortalık sakinleşti. Resepsiyonu aradığımda herhangi bir şey hissetmediklerini söylediler ancak internetten kontrol ettiğimde Dakka’nın beni 5,7 şiddetinde bir depremle karşıladığını öğrendim.

Türkiye’nin beşte birinden daha küçük bir alana sahip olmasına rağmen 160 milyonluk nüfusu ile dünyanın en kalabalık 8’inci ülkesi Bangladeş. İki nehrin deltasında kurulu olan ülkede, kilometrekareye Türkiye’nin yaklaşık 10 katından fazla insan düşüyor. Bu kalabalığın üzerine bir de başkent Dakka’nın ülkenin en kalabalık yerlerinden biri olması özelliğini eklersek gördüğünüz kalabalığa inanamayacaksınız. 10 kilometrelik bir mesafeyi parti mitinglerinden dolayı beş saatte gidebildik ve Dakka’da hemen her hafta farklı partilerin mitinglerinin olduğunu düşünürseniz bu durum şehri yaşanılmaz kılıyor. Toplu taşıma için kullanılan otobüsler ve trenler çok çok eski ve ucuz olduğundan dolayı ağzına kadar dolu. Bu hizmete hiç ücret ödemek istemeyen vatandaşlar ise bu taşıtların üzerlerinde seyahat ediyor. Dakka, trafikte üzerinde insanlar dolu otobüsleri trenleri, bununla birlikte fil süren insanları bir arada görebileceğiniz nadir şehirlerden.

“Kemal Paşa” Şiiri ve…

Bangladeşli partnerlerimizden öğrendiğime göre Mustafa Kemal Atatürk’ü okulda ders olarak görmüşler ve zamanında ülkede birçok kimseye sırf bu yüzden Kemal adı verilmiş. Bangladeş’e “Kemal’i tanıtan ve sevdiren ise büyük halk ozanı Nazrul İslam olmuş. Türkiye’yi ve Türkleri hiç görmemiş Nazrul İslam, henüz 22 yaşında iken Sakarya Savaşı haberlerinin Bengal’e ulaşmasını takiben 1921 Ekim’de “Kemal Paşa” şiirini yazmış ve Kalküta’da yayımlatmış. Şiir kısa sürede halk arasında benimsenmiş ve destanlaşmış. Ezilen bir ulusun sömürgeci güçlere karşı topyekûn bir mücadele çağrısı, bir başkaldırı ve kahramanlık destanı olan “Kemal Paşa”, Bengal edebiyatında çığır açan bir eser olarak nitelendirilirmiş. Buna ek olarak Dakka’da “Mustafa Kemal Atatürk” adında bir cadde de bulunuyor.

Lokomotif Sektör Tekstil

Bangladeş’in en büyük geçim kaynağı tekstil sektörü. Ülke, Çin’den sonra dünyanın ikinci büyük tekstil ihracatçısı konumunda. Ülkede 3 buçuk milyon tekstil işçisi var ve bu kişiler dünyadaki en düşük ücretle çalışıyor. Sosyo-ekonomik açıdan mağdur oldukları için, dünyanın hiçbir yerinde kabul görmeyecek kadar düşük bir ücret verdiğiniz zaman sizinle tartışmaya girmeyi göze alamıyorlar. Tekstil firmaları, düşük maliyetle yüksek kalite ürün alma arasındaki kâr marjını yüksek tutabilmek için bir ülkeden diğerine atlıyor. 5-10 yıl önce Çin bu sektörde başı çekiyordu ama işçi ücretleri üçe katlanınca üretim, firmalara pahalı gelmeye başlamış, bu nedenle Vietnam ve Bangladeş’e ağırlık verilmiş. Dünyaca ünlü tüm markaların üretimi burada yapılıyor. Örneğin Türkiye’de 200 liraya satılan bir gömleğin fiyatı burada yalnızca 3 dolar ve ürün tamamen orijinal. Bu durumdan yararlanmak isteyen işçiler, fabrika çıkışı orijinal ürünleri turistlere ve dış piyasaya sürüyor.

Tekstilin yanı sıra tarım da ülkenin önemli geçim kaynaklarından. Pirinç, dayanıklı gıda maddeleri, Hint keneviri ve çay bu alanda başı çekiyor. Bangladeş pirinç üretiminde Çin Halk Cumhuriyeti ve Hindistan’dan sonra dünyada üçüncü sırada. Ülkenin tarıma elverişli alanlarının yüzde 80’inde pirinç yetiştiriliyor.

Her Damağa Hitap Eden Bir Mutfak

Bangladeşlilerden ve kültürlerinden bahsedecek olursak hepsinin çok mütevazı ve misafirperver olduklarını söyleyebilirim. Bu ülkede tanıştığım herkes çok güler yüzlü ve yardımsever insanlar. Ancak ülke çok kalabalık ve yaşam standartları düşük olduğundan Dakka’da sokaklarda vakit geçirmek isteyenler temkinli olmalı.

Yemek konusuna değinecek olursak çok ilginç bir mutfakları olduğunu itiraf etmem gerekiyor. Uzun süre İngiliz sömürgesi oldukları için İngiliz mutfağından etkilenmişler ancak baharatlı beyaz ve kırmızı etli kebap çeşitleri, biryani, köri soslu pilav ve deniz ürünlerini çok fazla tüketiyorlar. Hatta açık büfe kahvaltılarında suşi gördüğümü bile hatırlıyorum. Her damağa hitap eden bir tarzları var.

Buraya gittiğinizde çok iyi insanlarla tanışacağınız konusunda garanti verebilirim ancak sosyal yaşam ve ulaşım konusunda problemler yaşayacağınız da kesin. Gidecek olan okurlarımıza şimdiden iyi yolculuklar diliyorum…